Ak Parti Böyle Gitmez.
Bu haftaki köşe yazımda Ak Parti ile ilgili biraz önümüzdeki günler ve yıllarla alakalı kritik yapmaya karar verdim. Özellikle 22 senedir iktidarda olan ve bu 22 sene neticesinde de şuanda yapılan hizmetler, yapılan yollar, havaalanları, savunma sanayi, topraklarımızı korumakla alakalı yapılan dış politika güzel gibi gözükse de son bir iki senedir geldiğimiz noktada adeta partinin ilk kurulduğu günlerdeki yıllara ekonomik, liyakat, kibir, ve son zamanlarda iş bilmemezlik, kamuda yapılan yanlış harcamalar geri döndük gibi gösteriyor.
Özellikle parti içinde ve Ankara'da cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yanlış bilgiler, yanlış istihbaratlar verildiğini düşünmeden kendimi alamıyorum. Teşkilatlardaki dava şuurunun giderek azaldığını bu partiden isim yapmış kişilerin bile Ak Parti hakkında kapalı kapılar ardında çok sert ifadeler kullandığını biliyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bildiğimiz üzere Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın öğrencisiydi Necmettin Erbakan'ın iktidar döneminde faiz lobisi yerine eşel mobil ekonomisi getirilmiş halkın ve dar gelirlinin refah seviyesi ciddi anlamda yükselmişti, fakat 28 Şubat süreci dahil emperyalist güçler Necmettin Erbakan'ın o koltukta fazla oturmasına izin vermediler. Tayyip Erdoğan da milli görüş haraketinden ayrılarak Ak Parti'yi kurmuştu.
Aslında bakarsanız bu haraket şuanda bakıldığında zekice yapılmış bir haraketti çünkü Recep Tayyip Erdoğan emperyalist güçlerle belli bir dönem istişare edip yürümek zorundaydı, hatta Necmettin Erbakan kendisini devamlı eleştirip ''o bizden koptu, o bizden ayrıldı, bu böyle biri değildi diye'' Recep Tayyip Erdoğan'a her platformda konuşuyordu. Hatta Necmettin Erbakan'a birgün özelde sorulduğunda ''Hocam bu sizin öğrenciniz değil mi ? Niye bu kadar eleştiriyorsunuz ?'' sorusuna, ben onu eleştirmezsem onu orda bir dakika dahi tutmazlar, diye cevap veriyordu.
Dilek olay dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan bir şekilde 22 yıllık bir Ak Parti iktidarı var, bu iktidar 15 Temmuz darbesini yaşamış, Gezi parkı eylemlerini yaşamış, terörle mücadele etmiş ve başarılı olmuştur.
Geldiğimiz noktada özellikle Ak Parti'nin ilk defa ikinci parti olduğunu görmekteyiz, bunun en önemli sebeplerinden birisi halkın refah seviyesinin düşmesi fakat zengin olan çevrelerin de zenginleşmesi ve orta direğin tamamen ortadan kalkmasıdır, yani halk hizmete değil son seçimlerde tamamen tencereye bakmıştır. Ama bu şunu gösteriyor ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seçimlerde ciddi bir uyarı verilmiştir. yine de bu davayı savunan yaklaşık yüzde 13'lük bir kesim başka yere oy atamayacağı için oy kullanmaya gitmemiştir ve netice itibari ile de Türkiye'nin birçok önemli belediyesi Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçmiştir.
Şimdi söyleyeceklerim aslında bu yazının en önemli kısmı Ak Parti içinde yapılan adamcılığın, şımarıklığın, liyakatsiz kişilerin göreve gelmesinin, cumhurbaşkanının etrafının daralmasının insanlar tarafından tepki olarak sokakta ve bazı ortamlarda konuşulduğu aşikardır.
Teşkilatta görev yapanların birçoğunun sokakta ve kentte karşılığı olmadığı açıkça ortada ve yukardakiler de zaten akıllı ve siyaseti bilen insanlarla çalışmayı istemiyor düzenlerini böylece sağlamış oluyorlar.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oyu yüzde 25 civarındadır ama Ak Parti'nin oyu iyice gerilemiştir, bu şunu gösteriyor halk cumhurbaşkanını seviyor fakat teşkilat ve kadroların bir kısmından memnun değiller, burada aslında bişeylerin düzeleceği de biraz hayal gibi gözüküyor.
Temizlik yapılmasının hala bürokrasi ve siyasetin içinde, Ak Parti'nin içinde Fetö'ya yakınlığı olan illaki gizli bir grup vardır diye düşünüyorum. Benim şahsi fikrim Cumhurbaşkanı Erdoğan Ak Parti'nin başından ayrılsa Ak Parti'nin iyice eriyeceğini ve gerçek temizliğin ancak bu şekilde olacağını düşünüyor ülkede yaşanan değişik mafyavari, adalet dışı işlerin de liyakatli kişiler görevlendirilerek en önemli kısım yüzde 25 oyu olan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Parti'yi kapatıp Pak Parti yapsa bu insanların, kendi şahsi oyunu yüzde 25'den yüzde 50'ye çıkaracağından kesinlikle eminim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kandıra'ya Çöp Tesisi Yakışmadı 12 Aralık 2025 Cuma
- Kocaelispor 1991 Ruhuyla geri döndü. 13 Ağustos 2025 Çarşamba
- Fikri Işık, Heyecan Yarattı. 12 Nisan 2025 Cumartesi
- Yeni Bir Hikaye Yazmak Şart 31 Mart 2025 Pazartesi
- Ümit Özdağ Kimden Oy Alıyor ? 29 Ocak 2025 Çarşamba
- Kocaelispor Süper Lige Yürüyor. 08 Ocak 2025 Çarşamba
- Nazar Ve Özgürlük 08 Ocak 2025 Çarşamba
- Devlet Bahçeli'nin vardır bir bildiği. 03 Ocak 2025 Cuma
- Adalet Ve Liyakat. 07 Aralık 2024 Cumartesi
- Bu işler parayla olmaz. 02 Aralık 2024 Pazartesi